BÖLÜM 11: Günün ilk ışıkları yüzüne çarpıyordu, bodrumun küçük penceresinden. Saatine baktı. Eşi işine gitmişti bile. Kömür torbalarının üstünden tişörtünü alıp giydi. Gözlerindeki çapağı elleriyle ovuşturarak sildi. Karnı açtı. Belki evine girerse bir şeyler atıştırabilirdi. Ama anahtarını evden ayrılmadan önce bırakmıştı. Nasıl içeri girebilirdi? Balkona tırmanıp girmeyi denese gündüz vakti olduğu için başkaları görüp polisi arayabilirlerdi. Bu riski alamazdı. Belki eşi kendisinin geleceğini düşünerek kapının önündeki kahverengi paspasın altına anahtar bırakmış olabilirdi. Şansını bununla deneyebilirdi. Eğer anahtar bulamazsa da hızlıca kaçardı oradan. Kalemini, defterini ve fenerini çantasına özenle koyup hazırlandı. Bodrum kapısını sessizce açtı ve hızlı adımlarla ön kapıya yöneldi. Hemen eğilip paspasın altını kontrol etti. Anahtar orada yoktu. Onca umudunun boşa gitmesine sinirlenerek bir of çekti. Ayağa kalktı. Etrafına baktı. ‘’Belki başka bir yere ko...
Bir grup yazardan oluşan genç zihinlerin amacı siz, değerli okurlarımızın, beğenisi kazanmak. Özgün yazma çalışmalarımızla yeri geldiğinde kalbinize dokunmak, yeri geldiğinde beraber sevinip, beraber derin düşüncelere götüren kompozisyonlarımızla "Sanat Beşerleri" ailesiyle paylaşmayı ve ailemizi hergün daha da büyütmek dileğiyle... İyi okumalar