Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mayıs, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

ALIŞILMIŞLIK -Bölüm 11

BÖLÜM 11:      Günün ilk ışıkları yüzüne çarpıyordu, bodrumun küçük penceresinden. Saatine baktı. Eşi işine gitmişti bile. Kömür torbalarının üstünden tişörtünü alıp giydi. Gözlerindeki çapağı elleriyle ovuşturarak sildi. Karnı açtı. Belki evine girerse bir şeyler atıştırabilirdi. Ama anahtarını evden ayrılmadan önce bırakmıştı. Nasıl içeri girebilirdi? Balkona tırmanıp girmeyi denese gündüz vakti olduğu için başkaları görüp polisi arayabilirlerdi. Bu riski alamazdı. Belki eşi kendisinin geleceğini düşünerek kapının önündeki kahverengi paspasın altına anahtar bırakmış olabilirdi. Şansını bununla deneyebilirdi. Eğer anahtar bulamazsa da hızlıca kaçardı oradan. Kalemini, defterini ve fenerini çantasına özenle koyup hazırlandı. Bodrum kapısını sessizce açtı ve hızlı adımlarla ön kapıya yöneldi. Hemen eğilip paspasın altını kontrol etti. Anahtar orada yoktu. Onca umudunun boşa gitmesine sinirlenerek bir of çekti. Ayağa kalktı. Etrafına baktı. ‘’Belki başka bir yere ko...

ALIŞILMIŞLIK - Bölüm 10

 BÖLÜM 10:   Önüne çıkan ilk parkın bir bankına geçmiş, kitabın ilk sayfasını açmıştı. Okuyacağı kitap hakkındaki düşüncelerinden arınmış, okumaya başlamıştı. Bir, iki saat demeden; kafasını kitaptan kaldırdığında ikindi vakti gelmişti. Güneş gökyüzünden çekilmeye hazırlık yaparken parktaki sessizlik de azalmaya başlamıştı. Koşuya çıkan birkaç çift, okuldan sonra arkadaşlarıyla buluşan birkaç çocuk, birkaç yaşlı ve kendisi vardı parkta. Kitabı bir nefeste okuyup yarılamıştı. Kitabın kurgusu gerçekten de çocuğun anlattığı gibiydi ama daha da yalındı. Satıcı çocuk kitabı okuyup kendi içinde analiz etmişti belli ki. Takdir etti. Eğer ki bir daha görse yüzüne karşı da tebriğini dile getirecekti.     Kitabı çantasına özenle, sayfalar katlanmayacak şekilde koydu. Etrafı iyice izlemeye başladı. Kitaptan edindiği bilgilerle insanların hareketlerini okumaya çalıştı. Dikkatini çocuklara verdi. Boylarından ilkokula gittiklerini varsaydı. İkisi bir arkadaşına ters sal...

ALIŞILMIŞLIK -Bölüm 9

BÖLÜM 9:      Saatine baktı. Saat sabahın yedisi olmuştu. Odasında pencere olmadığından ne güneşin doğumunu seyretmişti ne de temiz hava almıştı. Toza alerjisi olduğundan uyuyamamıştı. Sürekli hapşırmaktan burnu akıp durmuştu sadece. Fazla toz kalkmaması için fazla kıpırdamamıştı, olduğu yerden evden ayrıldığından bu yana yaşadıklarını sorguluyordu kendi içinde. Neden çocuklar çalıştırılıyordu sokaklarda? İşsiz bir sürü evebeyn yok muydu? Neden onca işsizin içinden çocuklar çalıştırılıyordu? Yoksa gazeteler işsizlik konusunda yanlış haberler mi yazıyorlardı? Yanlış istatistikler mi tutulmuştu? Suratlarında tebessüm, dillerinde bülbülün ötüşü misali “Abi...” diye başlayan cümlelerin sahipleri bu hallerinden yüzlerindeki tevessümün varlığı kadar memnunlar mı acaba? Peki ya insanlara ne demeli? Her birinin suratında farklı manada ayrı bir mutluluk... Nasıl oluyor da bu kadar mutlu olabiliyorlardı? Yaşadıkları dünya onlara acı vermiyor muydu? Hüzün, ayrılık, keder ka...

ALIŞILMIŞLIK -Bölüm 8

BÖLÜM 8:     Aldığı simitleri bitirdi ve aklındaki sorulara cevap arayarak ayağa kalktı. Yürümek, düşünmesine yardımcı olabilirdi. Sokaktan sokağa yürüdü. Gökyüzü en koyu lacivertini üstüne giyinmiş, çehresini de yıldızlarla donatmıştı. Ona göre gökyüzü tıpkı bir insan gibiydi. Yaz geldiğinde kendinde barındırdıklarını gözler önüne serer, kış geldiğinde içine kapanırdı. Bahar olduğunda sevinir, etrafına renkler saçar; güz olduğunda depresifleşir, duygularını kontrol edemez ve bu yüzden ağlardı. Ya da gökyüzünün birer yansımasıydı insanlar. Vaktine göre değişkenlerdi.      Gölgesinden iz yoktu. Artık bir yere sığınmanın vakti gelmişti ama nereye? Etrafına baktı. Bir sürü bina vardı. Aklına, herhangi bir binanın bodrumuna ya da kömürlüğüne sığınma fikri geldi. Gözüne kestirdiği bir binanın kapısına sokuldu. Yabancı gözükmemek için derin bir nefes aldı, omuzlarını dikleştirdi; göğsünü kabarttı. Ana kapıyı açmak için kapıyı itti ama kilitliydi. Bir...

Geçmişe Dönüş

 İnsanoğlunun yaratılışının başından bu yana her gün, bir önceki günün geleceğidir. Asla şaşmaz bir kuraldır bu. Bir kanun. Ve insanlık her zaman, yaratılışından bugüne değin değişmeksizin yarın için, gelecek için endişelenmiştir. Bazılarının aklında meçhul, bazılarının dilinde kader, bazılarının gönlünde umut olmuştur gelecek. Bu yüzden kimi, sorularının cevapsız kalmasından; kimi, istediği statüye varamamaktan, kimi ise faydalı bir şey yapamamaktan endişelidir genellikle. Bu endişeden kaynaklı sürekli çalışırız, çabalarız. Her gün, bir önceki günden daha iyi ve güçlü olabilmek için ter dökeriz, fikirler üretiriz. Ve gelecek yani yarın, elbette bugün olacaktır. Endişe duyduğumuz şey ansızın kapıda belirecek, hazır olanımız misafir bekliyormuş gibi kapısını açarken hazırlıksız olanımızın eli ayağına dolanacaktır. Maddi veya manevi kayıp da hazırlıksız yakalanan için kötü bir sonuç olacaktır. Hazırlıksız olanlardan bazıları geleceği umursamayı bırakıp anın tadını çıkarmayı is...

ALIŞILMIŞLIK -Bölüm 7

BÖLÜM 7:  Güneş tam tepeden batıya doğru seyretmeye başlamıştı. Evden çıktığından beri yürüyordu. Nereye gideceğini bilmeden sokaktan sokağa giriyor, girdiği sokaktan da başka bir sokağa sapıyordu. Yorulmuştu. Parkın birinde oturup dinlenmeyi istiyordu ama nerede bir park olabileceğini bilmiyordu. Bunları düşünürken karnının da aç olduğunu fark etti. İlerlediği kaldırımın sonunda simit tezgahı bir simit tezgahı vardı ama tezgahtar ortalıklarda görünmüyordu. Simit tezgahının yanına varana kadar etrafına bakındı. Sokakta oyun oynayan çocukların olduğunu gördü sadece. Karnı açtı ve birkaç simit alıp hemen yemek istiyordu. Tezgahın yanına vardı. “Müşteri geldi.” dercesine sesli bir şekilde öksürdü ama tezgahtardan hala ses yoktu. Dayanamadı ve “Simitçi!” diye bağırdı oyun oynayan çocuklardan biri “Buyur abi.” diye cevap verince sesin nereden geldiğini anlamak için arkasına döndü. Oyun oynayan çocuklardan birinin ona geldiğini görünce şaşırdı: -Ne kadar simit?  -2...

ALIŞILMIŞLIK -Bölüm 6

BÖLÜM 6: Bir sabah, gökyüzü daha yeni yeni kendine geliyordu. Lacivertin bütün tonları şimdi yerini mora bırakmış ve mordan pembeye sarkıntılar gökyüzünü süsleyecekti. Boş sokaklarda yankılanan ayak seslerine odaklı şekilde kaldırımlardan yürüyordu yürümesine ama nereye gidiyordu? Gidecek neresi vardı? Ya akşamları nerede, kiminle kalacaktı?  Her yolcunun belli bir durağı olmalıydı ama o, rotasız bir gemiden farksızdı. Onun aklında şu anlık bu düşüncelere yer yoktu. Önünde bu sorunları düşünecek koskoca bir gün vardı. Onun aklı evde hala uyuduğunu varsaydığı eşindeydi. Evde olmadığını fark edince neler düşünecek, nasıl tepki verecekti; onun merakındaydı. Kendisi için endişelenecek mi yoksa görmezden gelip hayatına kaldığı yerden, belki de daha iyi şekilde devam mı edecekti? Onun aklı, yatağında bedenini kıvırarak uzanan ve bütün doğallığıyla güzelliğini gözler önüne seren eşindeydi. Onca yılın sırdaşındaydı aklı… Bunları düşünmemesi gerekiyor olabilirdi ama çıkılan he...

ALIŞILMIŞLIK -Bölüm 5

BÖLÜM 5:  Mektubuna son noktayı koymuştu. Sayfaları açık olan albümün baş sayfalarından sadece eşi ile beraber olduğu bir fotoğrafa takılmıştı gözleri. Eşi çok güzel gülüyordu fotoğrafta. Dosyadan çıkarttı ve o boş kalan yere yazdığı mektubu bıraktı. Albümün kapağını kapattı, masanın çekmecesine koydu.      Derin bir nefes aldıktan sonra sandalyesinden hızlıca kalktı. Düşünceli ama bir o kadar da sert bakışlarıyla aklında her ne varsa yapmaya hazır olduğunu gösteriyordu. Alt kata inip merdivenlerin solunda kalan misafir odasına girdi. Misafir odası olmasına rağmen son 2 yıldır misafir yüzü görmeyen odanın kapısı açıldığında yüzüne çarpan nem ve keskin toz kokusu onu havasızlığa boğmaya yetmişti. Kolunu dirsek bölümünden burkup burnunu o sipere yerleştirdi ve içeri girdi. Toza karşı alerjisi vardı ve alerjisini tetikleyip hapşırarak üst katta uyuyan eşini rahatsız etmek istemiyordu.   Odaya girdi ve kapı girişinin hemen karşısında duran dol...