Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mayıs, 2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

RAMAZAN AYI

      RAMAZAN AYI          Allah rızası için tut oruç        Onun rızası yoksa gelmez sonuç        11 Ayı'n Sultanında        Aç elini ona avuç avuç        11 ayda derdik vaktidir seherin        Ramazanda deriz vakittir sahurun        Böyle giderse gelmez vakti iftarın        Deme sakın keyfi bozma orucun        Sabretmeyi öğretir insana oruç        Sakın gelmesin sana çok uç        Bu ayda etme yalan, işleme suç        Allah rızası için tut oruç                                             Yusuf Emre    Okuduğunuz için Teşekkürler..

ACI TATLI BİR TREN

ACI TATLI BİR TREN     Aşk deyince kimi sol tarafını tutar, kimi de derin derin yukarı bakıp bir yerlere dalar. Çünkü, onlar aşk sillesini tatmışlardır. Acı ama bağımlılık yapan bir silledir aşk. Yedikçe daha da güçlenir bir daha yemek istersiniz o silleyi. Derdine derman arayanların son durağıdır aşk. O da giderse   hiçbir şeyiniz kalmaz gibi hissedersiniz.         Kalbini bölüp yarısını sevdiğine vermeyecekler binemez aşk trenine. Binerlerse de aşkın son durağına gelmeden atarlar kendilerini aşağıya. Kalanlara da muavin gelir vurur silleyi saat başı. Ona da dayanamayanlar olur, bu sefer muavin tekmeyi basar girdikleri her durakta.         Sona kalanlar ise gerçek kazananlardır. Sille artık onlara vız gelir. Engeller ise çakıl taşı kadar küçülüverir. Aşkın son durağında da sevdikleri bekler onları. Ellerinde verdiği kalbin yarısı, omuzlarında ise valizleri vardır. Önce kalbini takar aşkının bi...

En İyi Dost

Kitaplar; kimi zaman bize en iyi dost, en iyi yoldaş ve en iyi sırdaştır. Onlardan öğrendiğimizi, herhangi bir insandan öğrenmek gerçekten çok zordur. Kitap okumanın o kadar muazzam faydaları vardır ki bunlar saymakla bitmez. Kitap okumayı alışkanlık haline getirmiş bir insanın penceresi geniş olur. Olayları her yönü ile ele alabilir, geniş düşünebilir ve insanları çok daha rahat bir şekilde anlayabilir, kişilikleri analiz edebilir. Aynı zamanda diksiyonu daha düzgün, hitabeti daha kuvvetli olur. Hangi insanla ne şekilde konuşacağını, onu nasıl ikna edebileceğini iyi kavrar. Geniş bir dünya görüşüne sahip olmak, daha güzel konuşmak, topluluklarda aranan ve kendisine danışılan kişi olmak istiyorsak düzenli olarak kitap okumalı ve kendimizi sürekli geliştirmeliyiz.                                                             ...

Örnek CV - Bilgisayar Mühendisliği

    Örnek CV - Bilgisayar Mühendisliği Günümüzde önemli mesleklerden biri de Bilgisayar Mühendisliği . Bu yüzden size gereken etkili bir CV'nizin olması şart.Biz de sizin için örnek bir CV hazırladık. Bu örnek CV'yi inceleyerek fikir sahibi olabilirsiniz. Şimdiden başarılar dileriz.               Mehmet Akın Mehmet Akif Ersoy Cad. Kara Sokak. Mutlu Apt. 4/7   Esenyurt/Istanbul 0535 567 09 01 mehmetakin@hotmail.com EĞİTİM BİLGİLERİ 1998 - 2000   BoğaziçiÜniversitesi,İstanbul                            Lisans,Bilgisayar Mühendisliği                          Akademik Başarı: 3,8/4,00  1994 - 1998   Atatürk Fen Lisesi, İstanbul İŞ DENEYİMİ 2008 - 2015  İSoft - Yazılım Geliştirme Takım Şefi 2003 - 2008  Kare Yazılım - Sistem Mühendisi 2000 - 2002 Microsoft Türkiy...

Zamanın Önemi

ZAMANIN ÖNEMİ Zamanın hızla akıp gitmesi başta umursanmaz; fakat geriye dönüp bakıldığında her gün başıboş dolaştığının ve sadece eğlenceye yer verildiğinin farkına varılınca çok geç olduğu anlaşılır. Çoğumuz genellikle televizyon seyreder, oyun oynar bütün günümüzü eğlenceye ayırırız ve bu davranış sürekli böyle devam eder. Sonunda geminin limandan kalktığını görünce de artık bir iş yapmaya kendimize yararlı alışkanlıklar kazanmaya veya başarı için adım adım ilerlemeye çalışırız. Ümitsizlik yola koyulmamızı engelleyebilir; ama zaman geçti mi onu geri getirmek mümkün değildir. Bu yüzden verimli işler yaparak kendimize ve topluma hizmetlerde bulunacağımız işlerle ilgilenmeliyiz. Yapmak istediğimiz işlerimizi de ertelememeliyiz. Her şeyi zamanında yapmalıyız. Zamanı muma benzetirsek kısa sürede mumun eridiğini gözlemleriz. Yapmamız gereken işleri zamanında yapmamak, bizi aklımızın alamayacağı kadar kötü yerlere götürebilir. Sürüklendiğimiz delik bizi yutar. Zaman tükenince biz de ...

KORKAR OLUR

               KORKAR OLUR Derdi bitse bile yağan yağmurun, Sana da geç kalmaktan korkar olur. Keşke sadece dünya olsa sorun, Gözyaşları şakağımda kaybolur.                                        M. Furkan GÜNEŞ

ÖĞRENCİ MARŞI

ÖĞRENCİ MARŞI Her gün geliyor yeni yeni bilgi, Başarının sırrı düzen ve ilgi. Kafam karıştı getirin silgi. Off bomboş kitaplar, belki açarım sergi. Seneye var inşallah YKS Zihni açar ceviz ye bi kase Eğer kötü not gelirse İşte başlar o an hadise Evde beni bekler kulağımdan tutacak, bir çift pense Desem de bende yok suç, Soruların şıkları çok uç. Ben basıl bileyim, kaç elektronludur tunç? Neymiş efendim, A vitaminiymiş havuç. İşte gördüm o an yanağıma yaklaşan bir avuç, Tokat geliyor!!! Tabanları yağla, uç uç! Ömer AKSU

SENDEN KALAN

SENDEN KALAN Bir gün daha batıyor karanlığa Ve gökyüzü, kan kırmızısına bulanıyor Herkes yine kendi siyahlığına bürünmüş Gözlerim, ölülerin gölgeleri arasında, Senin saflığını arıyor Tek korkum seni de aralarına almış olmaları Nefeslerimin hacmi gitgide azalıyor Senin yokluğun terk ediyor beni ölüme Geriye birkaç “seni özledim”, Senden kalan… Özlem değil, özlememdi yaralarımı kanatan Ve sessiz yazdıklarım hep yarım. M. Furkan GÜNEŞ

TEBESSÜM

TEBESSÜMÜN DEĞERSİZ ŞEKLİ : VERESİYE          Hayatta en çok değer verdiğim ikinci davranıştır tebessüm etmek. Birincisi ise insanlara değer vermektir. Birbirlerini tamamlayan ve birbirine bir anahtar-kilit uyumu kadar bağlanan iki davranış oldukları için önem sıralamamın en üst basamaklarında yer alırlar. Kendine, yakınındakilere, çevresindekilere değer verenler tebessümü de unutmaz, ardından yüzlerine takınırlar. Anlayacağınız tebessüm bir ırmaksa, o ırmağın kaynağı da değer dağının etekleridir.        Tebessüm eden ile alan arasında güçlü bir bağ kurulur. Hele de o tebessümü alan bir çocuksa. Resmen dünyalar onun olur. Onun kahramanı olursunuz ve sizi hayatına alır. Belki bazıları “Abartma sen de, altı üstü bir tebessüm.” diyorlardır. İşte bu cümleyi kuranlar gerçek kötülerdir. Böyle insanlar tebessümünü bile peşin ödemez, veresiye yazdırırlar. Aybaşı gelir veresiyeyi kapatmaya uğrarlar, bir iki tebessüm edip çocukların ...

YOKLUĞUNDA

 YOKLUĞUNDA Yokluğunda yanacağım közün varsa Yaraların neresinde acı çekmek? Şayet yarayı kanatan yokluğunsa  Kim istemez ki o acıyla sevinmek?                                                                                         M. Furkan                                             GÜNEŞ

ÖFKE VE SABIR

  Öfke ve Sabır    Hayatta en çok ne zaman öfkeli kısmın ağır bastı? Ortaokuldaki "o çocuğun" yüzüne yumruğu attığın zaman mı? Bir dakika, ben seni tanımıyorum ve "o çocuğun" kim olduğunu da bilmiyorum ama eğer aklında birisi canlandıysa, o kişiye duyduğun öfkeden kaynaklıdır.     Atasözümüzde de geçtiği gibi öfke ile kalkan ancak zarar ile oturur. Kavga ettiniz, daha sonra ne oldu? Disipline mi gittiniz veya öğretmeniniz yüzünüze bir tokat mı patlattı; o da olmasa uzun süre küs kaldınız. Peki ne kazandınız? Cevabı hiçbir şey ama yine de düşünün, bunu yaptığınıza değdi mi? Size hiçbir katkısı olmayıp üstüne sizi zarara sokan bu "öfke" neden çoğunlukla seçtiğimiz yol oluyor? Bu daha çok insan ile alakalı bir durum. Belki karşıdaki gerçekten güzel bir yumruğu hakketmişti veya bilerek sizi sinirlendirmek istedi, damarınıza bastı. Bunlar kişiye geçerli sebepler olarak gelse de size öfke yerine daha hayırlı ve faydalı bir yol vardır, o da ...

Sesin Hala Kalbime Hoş Gelir

SESİN HALA KALBİME HOŞ GELİR İnsanlar karanlığa gömülürken sevdim En güzel siyahtan almış rengini Herkes ağlarken öğrendim Sevginin esasındaki sitemi. "Dur" derim, "Vazgeç artık benden!" Oysa aşk mı kaldı geriye... İstediğim sendin eskiden  Şimdi her yer kan revan Ve sen yağmuru çiseler gözlerimden Nedense sesin hâlâ kalbime hoş gelir... Özlediğim tek yerdi gözlerin. Daha da yağıyor yağmur, Yattığım toprak soğuk ve ıslak Karanlık çökmüş, bir kere, sineye; Bana bakan aşk neden korkak?                                   M. Furkan GÜNEŞ

BÜLBÜLÜN ÖTÜŞÜ

  BÜLBÜLÜN ÖTÜŞÜ Gülüşün sanki bir bülbülün ötüşü Bir sümbülün açması gibi renk cümbüşü İşte, ben her üşüdüğümde bunlar örter üstümü Sen hiç peki; sevilmediğin için kendine küstün mü? İnsan karakteri altın gibi Ne kadar saf ve ağırsa O kadar değerli Tokat seninki, altın madeni... Senin aşkın ruha bir ilaç Ve ruhum o ilaca aç Avuç avuç yutsam da Yine ona muhtaç. Senin de olsaydı keşke aşk duygun. Çünkü sana giden her yolda benim Mecnun. Sen bir ağaç olsan, ben bir yaprak  Güz gelince döktüklerinden hani, basit ve sıradan... O dökülüş belki sonum olacak Ama yine sende yeşereceğim, ruhum huzuru bulacak. Sen sulamasan bakışlarınla  İçimdeki çiçek kururdu Tam sol göğsümün ortasında Sana ait bir saray kurulu Ve bu da bu şairin umudu...                                 Ömer Rahmet  DALSEÇKİN

Asmaların En Güzeli

Asmaların En Güzeli Her mecazın bir gerçeği vardır hani Onlarca sabahın tek bir güneşi olması gibi. Gerçek, üzüm asması; Mecaz da asmayı süsleyen üzüm tanecikleri. Nasıl ki hepsi bir merkeze sadakatli Asmanın da olur bir o kadar güzelliği Gel gör ki sorun var, ölümden beter: Her tanenin tek bir yolu var, belli. Lakin asmaların binlerden biri... Biliyor, yol gitmese de varacağı son durak Hayat bulduğu asmada yavaş yavaş kurumak... İşte ben de o tanelerden biriyim Ve sen ise,  Bin bir mecazın sahip olduğu tek gerçek. Yolum sana sana çıkacak, belli. Sadece senin yolunun bana çıkacağından şüpheliyim. Hatta kim bilir kaç mecaz, Anlam yüklemeye çalıştığı her satırda düşünceli... Sensin benim tek gerçeğim Ömrüm yettikçe ,asmaların en güzeli, Ömrüm yettikçe sanadır sadakatim Ve her yazılan "ben"de Sahip olduğum tek gerçek olan seni seveceğim...                         ...

Kalbe Mektuplar

   Kalbe Mektuplar           Yokluğundan habersiz yaşadığım kalbim,     "Sıhhatin nasıl?", "Yerin rahat mı?" gibi sorularla başlamak isterdim mektubuma lakin varlığından habersiz onca yükümü sana yasladıktan sonra hatırını sormaya varmaz dilim. Yanlış anlama, yüksekten bakmıyorum sana; aksine senin olduğun yerde olmayı diliyorum her zaman.       Adını ağzıma almaya da mazhar değilim ya, bu mektubu sana gönderemeyeceğimi bildiğim halde yazdığım için "Beni affet..." diyemem...      On beş yıl sonra anladım; göğsümün sol tarafında "Ben buradayım!" dercesine kafeslerime ritmik ritmik çarpanın sen olduğunu... Bilmezdim içimde başka bir dünyanın varlığını...       Yokluğundan bile bihaberdim, anlayacağın. Sanki başka biri daha yaşıyordu içimde. Başka dünyaya ait biri. Bir madalyonun ters yüzü gibi, bambaşka iki dünya gibi... Yaşıyordu ve gözyaşlarım şakaklarından kuruyana dek ağ...

SANADIR KADIN

SANADIR KADIN Duy sesimi, ben sensizliğe sersem... Yıllanmış hüzün dolu şişelerim Varsın gönlüm, yüzyıllık mahzen sanki Gelsen de, seni yine sevebilsem. Yokluğun derdime devacı sihir Boş bir oda gibi şu koca şehir Sabah doğan güneş, acıya yoldaş Sen, kalbime yazdığım ayyaş şiir. Gözlerim umuttan edilmiş sürgün Bahar çiçekleri besledi hüzün Seni beklediğim yolun başında Kelebekler gelmeyişine üzgün Kalbi kırık gökteki yıldızların  Hâlâ bende saklı son gözyaşların Mahzenden çıkardım şu son votkayı Bu sessiz isyanım sanadır kadın! M.Furkan Güneş