MABEDİM AŞKININ TEMELİ
''Sevgime güven...'' ve ''...bana inan.'' dedi
Şaşırmıştım da o bunu fark etmedi.
Bugüne dek çok mabed gördüm yine de
Gözüm böylesi nuru hiç görmedi.
Gözlerimi kapatıp girdim içeri
Korktum ama adım atmak zordu geri
Merakın getirdiği fedakarlıkmış:
Yakmak, arkanda kalan tüm köprüleri
Ruha indirilmişti ilk vahiyleri:
''Bul eşini, ver hak ettiği değeri''
Kalbimi bu söze layık görmek için
Aşk ile yıkanıp, silip atmak kiri...
Mantığıma sordum: Ne yapmak gerekir?
Dedi ki: Kararlar önem arz ettirir.
Bu yüzden tamamen iyi düşünmeli,
İki ayrı ruh fakat bedenleri bir...
Her şeyden öte bu düşündürdü beni:
Bedene, farklı ruhu kabul edeni...
Bir ruhta bütünleşmeyi anlarım da
Madde, aşk için neden bozar şeklini?
Bu imana hazırlıksızdı bedenim
Gönlüm tapsa bile karşı çıkar zihnim
Sorgularım inancın gizemlerini
Sorular sana ait, cevaplar benim.
Sormaktan uzaktaydı düşüncelerim
Hatta mabedinden kaçmayı istedim
Ama yaktığımdan bütün köprüleri
Yarım kalmış gibiydi hissettiklerim
Geçti ve gittiler, saymadım günleri,
İnanmaktan vazgeçtiğim andan beri.
Mabedin içinde dolana dolana
Boşu boşuna tükettim saatleri.
Baş başa kaldım çoğu zaman sessizlikle
Mabedi tanımama oldu vesile
İçeride kilitli kalmış biri gibi
Konuştum nur kaplı duvarları ile.
Başlamıştım yeni şeyler öğrenmeye
İnanca yaklaşıp, yöneldim sevgiye...
Sessizliğin bana öğretilerinden
Can alıcı olmuştu her bir saniye.
Susamışlığım arttı her gün, bilgiye.
Gözden alıp ruhuma bağışlar diye
Derinlere indikçe düşüncelerim,
Alışmıştım karanlıkta yürümeye
Ruhum aydınlığa erişmişti sanki,
Hissettiklerim de farksızdı; halbuki
Cevapsız kalan sorularım olsa da
Burada kalacakmışım gibi baki...
Bütünce sardı inancımı sevgisi
Düşündüğümden fazlaydı etkisi
Bu yüzdendir değişmek istedim ama
Yeni biri için gitmeli eskisi...
Değişim, ölüp yeniden dirilmekti.
Düşüncelere vermekti hürriyeti
Ruhumu özgür bırakabilmek için
Ödedim ben de bedene kefareti
Öldüm de verdim inancına özümü
Doğdum ve açtım mabedinde gözümü
Bildiklerimi bir kenara bırakıp
''Önce sevgi...'' diye söyledim sözümü
Öğretilerin oldu yol göstericim;
Sessizlik arkadaşım, mabedin evim...
Nur kaplı duvarları lambamken
İnancın gizemleri ilk öğretmenim...
Yeni köprüler keşfettim günden güne
Hepsi mabedinden çıkıyor bahçene
Sana ve kendime inanıp yürüdüm
''Sevgime güven'' diyen, içten sesine.
İlk emriydi imanının: Bul eşini
Bu yüzden ki her varlığa sordum seni
Vahyine layık kul olabilmek için
Bulmasam da vereceğim değerini.
Çünkü biliyorum öğrettiklerini,
En önemlisi bana kattığın beni...
Ne kadar teşekkür etsem de azdır
Yaptığımla yaşatacağım ismini.
M. Furkan GÜNEŞ

Yorumlar
Yorum Gönder