Hayatımızın birçok evresinde ruhsal çöküşlerimiz olmuştur. Bu çöküşlerin ortaya çıkmasında genellikle iki ana neden vardır: Ya fiziksel sınırlamıza ulaşmışızdır ve daha ilerisine gitmeye çalışırken bunu yapamayacağımızı düşünmüşüzdür ya da yaşadığımız bir anın etkisinde kalıp bunalıma girmişizdir. Bu ikisi ruhsal çöküşün, mental olarak bedenimizden vazgeçmeye başlamamızın temel nedenleridir. İşte işler tam da bu noktaya vardığında zor seçimler yahut çıkmazlara sokabilecek kararlar kapımızı çalar. Geleceğimiz ise alacağımız bu kararlar ve yaptığımız seçimlerimizle şekillenir. Bu yüzden, her ne kadar zor da olsa, seçimlerimizi ve kararlarımızı bir sonuca odaklamaktan ziyade ötesini düşünerek onları sıcakkanlılıkla karşılamalı ve o an neye gereksinim duyduğumuzu göz önünde bulundurmalıyız.
Somutlaştırmak gerekirse eğer yaşadığınız sorun metal bir çöküşse (mesela geçmişte yaptığınız bir şeyden dolayı pişmanlık duymak gibi) yaptığınız hatayı ve çöküşünüzü kabullenin. Kabullenmemek sizi daha zor kararlara sürükleyecektir. Bu yüzden yaşadığınız şeye sıcakkanlılıkla kucaklayın, kabullenin. Sonrasında bulunduğunuz duruma göre kendi gereksinimlerinizi belirleyin. Bunun için, yaşadığınız ruhsal çöküntü için, yeni insanlar tanımaya çalışabilirsiniz. Ama “Tekrardan aynı hatayı yapabilirim.” diye kendinizi şartlandırarak arkadaşlıklar kurarsanız aynı ruhsal çöküşü bir kez daha yaşamanız ihtimal hale gelir. Bunun içinse düştüğünüz ruhsal çöküş durumundan, tıpkı sıcakkanlılıkla onu karşıladığınız gibi bu sefer cesurca ayağa kalkmasını bilmelisiniz.
“Kalkmak için düşeriz.” bu sözü illaki duymuşsunuzdur. Bu sözü sakın ola ki “Düşmek için kalkarız.” ile karıştırmayın. İki cümlenin arasında dağlar kadar fark vardır ki kalkanlar ile kalkamayanların farkı burada belli oluyor. Kimisi kalkmak için düşüyor, kimisi düşmek için kalkıyor. Cesur olan düştüğünde kalkmasını bilirken buna cesaret edemeyen genellikle içinde bulunduğu durumu kabullenip kalmamak için sürekli düşüyor. Hayat bu noktada düşmek için kalkanlara oldukça sıradanlaşırken kalkmak için düşenlere yeni ufuklar açar. Onları daha kuvvetli kalkmaları için daha çok zorluklarla çöküşlere uğratmaya devam eder. Ve her çöküşlerinde yeniden ayağa kalkmasını bildikleri için herhangi bir durum karşısında nasıl davranabileceklerini öğrenirler.
Belli başlı bahanelerle kalkmanın da tıpkı düşmek gibi hayatın veya kaderin bir parçası olarak gören ve kalktığımızda elde edeceğimiz öğretilerin, düşük ihtimal ile kazanç hanemize yazıldığını düşünenler varsa diye “Kalkmak için düşenler”de küçük ihtimallerden söz etmek istiyorum:
Michael Jordan’ı herkes tanıyordur. Liseye geçtiğinde boyu bahane edilerek okul takımına seçilmedi. Hayat bu noktada, ona bir çöküşün kapısını araladı. Bu çöküşten kalkıp kalkmamak seçimlerinden ve kararlarından ibaretti. Kazanıp kaybedeceği ise birer ihtimal... Ama o kalkmak için düşenlerden olmak istedi ve bir ihtimali gerçeğe dönüştürüp NBA’de Kişisel başarıları arasında 5 kez MVP ödülü aldı ve 10 kez All-NBA Takımı ilk beş kadrosunda yer aldı. 9 kez NBA En İyi Savunma Kadrosu ilk beşinde, 14 kez NBA All-Star maçında ve 3 kez ise NBA All-Star maçı en değerli oyuncusu başarısı kazandı. İstatistiklerde 10 kez ligin en çok sayı atan oyuncusu, 3 kez top çalma birincisi oldu. Bunların dışında 6 kez NBA Finalleri MVP Ödülü aldı ve 1988 yılında NBA Yılın Defans Oyuncusu ödülü kazandı. Halen 30.12 sayı ortalaması ile NBA'in normal sezondaki, 33.4 sayı ile de play-off'ların en yüksek sayı ortalamasına sahip oyuncusudur. 1999'da, ESPN tarafından 20. yüzyıldaki Kuzey Amerika'nın en büyük sporcusu olmayı düştüğü yerden ayağa cesurca kalkarak gerçekleştirdi.
Mesela Elvis Presley, rock’ın bilinen babasıdır. O da kalkmak için düşenlerden. Ve bunu düşük ihtimaller eşliğinde başarmış biri. Amcası kilise sorumlusu olup rock’ı her vaizlik görevinde şeytanın müziği diye kötülerken Elvis’in yapmak istediği şeyi elinden almaya çalıştı ve Elvis’i bir çöküşe zorladı. Elvis ise kalkmak için düşmüştü ve düştüğü çöküşten çıkıp şu anki rock müziğin temellerine imzasını atmayı başardı.
Kalkmak için düşenler listesine hayatınızda bulunan bir sürü insanı da ekleyebilirsiniz ve eklediğiniz insanların ideal birer idol olduklarını bilmelisiniz. Kendi çöküşlerinize siz de onlar gibi sıcakkanlılıkla kucak açın. Gereksinimlerinizi iyi belirleyip kararlarınızı verin. Bir bakmışsınız ki zaman ilerledikçe sizi de seçimlerinizden dolayı “Kalkmak için düşenler” listesine ekleyenler olmuş... İşte o zaman düşük ihtimal olarak adlandırdığınız galibiyeti kazanç hanenize ekleyip kendinizle gurur duyun ve bilin ki kalkmak için düşmek hiçbir zaman ihtimallerden ibaret değildir.
M. Furkan GÜNEŞ

Yorumlar
Yorum Gönder