Ana içeriğe atla

BAĞIMLILIK




  Hepimiz bağımlıyız. Çünkü hepimiz unutmak istiyoruz, hatırlamak istemediklerimizi. Bir yakınının ölümü mesela. Hayattayken kardeşim dediğin insanı, anne baba dediğin insanı... Oğlum deyip saçını okşadığın, kızım deyip bağrına bastığın insanı hani... Hepimiz ayrılıkların ne kadar acı verdiğini biliriz. Toz tanesi kadar dünya üzerinde her gün binlerce ayrılık gerçekleşiyor. Ölüm, görebileceğimiz en büyük ayrılık değil midir? Ama daha da acı yapan tarafı ise kaçınılmaz oluşudur.
   Hepimiz bunları unutmak istiyoruz. Bütün sevdiklerimizin öleceği gerçeği, ayrılmam dediğin herkesle ayrılacağın gerçeğini.. Ve sonunda senin de gideceğin, cenazende 2 saat başında bekledikten sonra ayrılıp seni toprağın bağrına bırakacakları gerçeği. İnsanın içini yiyip bitiren şeyler bunlar ve biz bunları unutmak istiyoruz çünkü hatırlamak çok büyük bir eziyet, acı verir insana. Düşün ki unutmak ne büyük bir nimettir!

  Bağımlıyız dedim, unutmak için kendimiz oluşturuyoruz bu bağımlılıkları. Kimi hayatın karmaşası içerisinde unutma çabasına, kimi işine, kimi eğlencelere, kimileri de elindeki telefona bağımlıdır. Hepimiz de beynimizi uyuşturmak istiyoruz. Hepimiz unutmak istiyoruz. Madde kullanan kenar mahalle çocuğu da bunu istiyor, hayata tutunacak bir dalı yok ve diğer insanlar gibi bir şeylere dalarak unutamıyor. Herkes gibi olmak istiyor, lakin kamuoyunda bağımlı diye yalnızca böyle insanlar biliniyor, suçlanıyor.
 
                                                     
                                                                                   Ömer Rahmet DALSEÇKİN

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

NEFSE KARŞI MÜDAFAA

     ​   Başarının önündeki en büyük engel nefsimizdir. Nefis ise insandaki kötüyü seçme iradesidir. Yani kötüyü seçtiğimiz veya iyi olanı seçmeyip beklediğimiz her an başarıdan bir adım daha uzaklaşırız. Peki nefsimiz bize hep kötü olanı seçmemizi söylerken biz nasıl iyi olanı seçme cesaretinde bulunuruz?   ​ Aslında bu sorunun cevabı her insanın kendi içinde saklıdır ama s ize yardımcı olabilmek için  kendimi nefsime karşı nasıl koruduğumu anlatmaya çalışacağım.     ​ İlk önce başaracağınıza inanmalısınız. İnanç, başarı kalesinin surları gibidir. Eğer bu surlarda en ufak bir gedik açılırsa savunmanız çöker ve kendinizi nefsinize teslim etmek zorunda kalırsınız. Savunmayı tamamladığınızda ise bununla yetinmeyip nefis kuşatmasını kaldırmanız için saldırı  da yapmanız gerekir. İşte saldırı toplarınız da iyiyi seçme iradeniz yani antinefsiniz olacaktır. Antinefis, adından da belli olacağı üzere  nefsin izin ‘’Yapmalısın!’’ dediği ş...

GÜNEŞTEN GÜNLERİM

GÜNEŞTEN GÜNLERİM Herkesinkinden farklıdır günlerim: Yatağımdan kalkıp aralarken perdemi,  Onun göz kırpışıyla doğar güneşim. Hatrı, kelamımdır; günaydın derim. Karşılık verir de bekletmez beni  Ve dudaklarından dökülen ilk kelimeler, Temmuz sıcağında, Bir odanın kapısının aralanması gibi Kulak penceremden kelimelerin cereyan edişi, Ruhumu serinleten sabah yelim. Böylesi huzur doludur ilk saatlerim. Öğlen olur da yine ayrılmaz manzaramdan güneşim. Daldan kolları arasından sarılıp gövdesine, Gölgesine kabul gördüğü için teşekkür ederim. Saçlarının hışırtısı eşliğinde, Acıktığımda ise tadından yenilmez muhabbeti. Nadiren ikindi vakitleri, yüzünden gökyüzünün, Siyah beyaz kirpiksi bulutlarından; Saklar, tane damlalar rengini. Akar ya yanaklarından maviliği,  Dinlendirmek için yerküremi... Islatır hem beni Hem de dudaklarının solundaki Toprak kokan tenine yakışan kahve beni. Yıkanır o mavilikte düşüncelerim. Sessizleşir zihnimin sokakları, akşam gibi. Bunca zerafet nereden ge...

AHLAKLA İLGİLİ KOMPOZISYON-2

AHLAK        Ahlak bir toplumun içinde yaşayan insanların uyması gerektiği düşünülen veya bir toplumdaki kişilerin benimsedikleri hal, tavır, hareket ve davranış biçimi, yazılı olmayan kurallar bütünü olarak tanımlanabilir.             Ahlak , neyin doğru neyin yanlış sayıldığı veya sayılması üstünde durur. Bu yüzdendir ki bir kişinin iyi veya kötü olarak nitelenmesine sebep olan manevi değerleri, huyları ve bunlarla birlikte ortaya koyduğu hareket ve davranışların bütünü de ahlak çerçevesinde değerlendirilebilinir.          Ahlak, bir toplumda yaşayan insanların hayatını düzene sokan manevi değerlerdir. Yeryüzünde her toplum belirli bir kültüre sahip olduğu için birlikte yaşamakta olan insanlar ahlaki değerlere sürekli ihtiyaç duyarlar. Ahlaki değerler bir toplumu ayakta tutar. Tek parça bir vücut kılar.             Aynı zamanda a...