Ana içeriğe atla

YAŞAMAK NEDİR


   
  
YAŞAMAK NEDİR
    
   Yaşamak sözcüğünün kelime anlamına  bakacak olursak hayatta olmak yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmek anlamlarına gelecektir. Ama yaşamak sözcüğünün asıl anlamı bundan çok farklıdır.
    
   Yaşamak, çoğu insana göre mutluluk, heyecan, aşk anlamlarına gelir. İşte yaşamanın asıl anlamı budur. İnsan hayattan zevk aldığı sürece yaşıyor demektir. Bu insanların doğasında vardır. Kim arkadaşlarıyla top oynamaktan, ailesiyle piknik yapmaktan, güzel bir günde kahvesini yudumlarken kitap okumaktan hoşlanmaz ki?
    
    Yaşamak için bir sürü neden vardır. Ama insanlar bunların farkına varmaz. Şehrin gürültüsü, kirliliği ve yoruculuğu arasında kaybolup giderler. Kimsenin aklına şehirden uzaklaşıp baharın sessizliği ve yeşilliği arasında dinlenmek gelmez. İnsanlar bunun bir lüks olduğunu sanır. Bazıları sırf bunun için tonlarca para döker. İşte bu yüzden insan günlük işlerini aklından atıp kendini doğaya veremez.
   
    Yaşamaya engel olan en büyük sebeplerden birisi de uyuşturucudur. Uyuşturucunun en önemli özelliği bir tek kullanımda kendine bağlamasıdır.  O ilk kullanım hayatınızı değiştirir ama siz daha neye uğradığınızı fark etmezsiniz. Uyuşturucu kullana kişi “ben günde sadece beş defa kullanıyorum ama hiç bağımlılık yapmıyor.” der. O kişi için beş azdır ama kime göre, neye göre diye soracak olursanız size şu örnekle izah edeyim: hiç çocuğunuz olmadığını düşünün. Bir anda beş çocuğunuz olması size çok fazla gelir değil mi? Ama beş çocuğu olan birisi için bu normal bir şeydir. İşte uyuşturucu kullananların da içinde bulundukları durum tam olarak budur.
    
    Uyuşturucu kullanan kişi hayatın güzelliklerini farkına varamaz. Artık tek istediği şey uyuşturucudur. Onu elde etmek için elinden ne geliyorsa yapar. En sonunda elinde olmayanları da kullanmaya başlar. Hırsızlık yapmak, insan öldürmek gibi. Artık o insan için hayat bitmiştir. Ne ailecek pikniğe gittiği zaman, ne dedesi bayramda harçlık verdiği zaman ne de annesi en sevdiği yemeği yaptığında mutlu olamaz.
    
    Gerçek anlamda yaşamak, insanların sizden beklediği şekilde yaşamak değildir. Gerçek anlamda yaşamak, kendini mutlu edecek şekilde yaşamaktır. İnsan ancak bu sayede kendini huzurlu hisseder. Diğer türlü yaşayan insanlar insanların kendini hor göreceği korkusuyla yaşar ve hiçbir zaman huzurlu olamaz.
    
     Şimdi kendinize şu soruyu sorun: “Ben gerçek anlamda  yaşıyor muyum?”. Eğer cevabınız hayırsa çok geç olmadan bu tavsiyelerimi dinleyip hayatınızı yaşamaya başlayın. Çünkü bir gün yaşlanacaksınız ve bu günleri değerlendiremediğiniz için kendinize kızacaksınız. Emin olun gerçek anlamda yaşadığınız o güzel anları hiçbir şeye değişemezsiniz.
yaşama hakkı insana bir kere verilir, ama başka insanları mutlu edip kendimizi üzmemiz için değil hayattan zevk almamız içindir”
Murathan KARADAĞ

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

NEFSE KARŞI MÜDAFAA

     ​   Başarının önündeki en büyük engel nefsimizdir. Nefis ise insandaki kötüyü seçme iradesidir. Yani kötüyü seçtiğimiz veya iyi olanı seçmeyip beklediğimiz her an başarıdan bir adım daha uzaklaşırız. Peki nefsimiz bize hep kötü olanı seçmemizi söylerken biz nasıl iyi olanı seçme cesaretinde bulunuruz?   ​ Aslında bu sorunun cevabı her insanın kendi içinde saklıdır ama s ize yardımcı olabilmek için  kendimi nefsime karşı nasıl koruduğumu anlatmaya çalışacağım.     ​ İlk önce başaracağınıza inanmalısınız. İnanç, başarı kalesinin surları gibidir. Eğer bu surlarda en ufak bir gedik açılırsa savunmanız çöker ve kendinizi nefsinize teslim etmek zorunda kalırsınız. Savunmayı tamamladığınızda ise bununla yetinmeyip nefis kuşatmasını kaldırmanız için saldırı  da yapmanız gerekir. İşte saldırı toplarınız da iyiyi seçme iradeniz yani antinefsiniz olacaktır. Antinefis, adından da belli olacağı üzere  nefsin izin ‘’Yapmalısın!’’ dediği ş...

GÜNEŞTEN GÜNLERİM

GÜNEŞTEN GÜNLERİM Herkesinkinden farklıdır günlerim: Yatağımdan kalkıp aralarken perdemi,  Onun göz kırpışıyla doğar güneşim. Hatrı, kelamımdır; günaydın derim. Karşılık verir de bekletmez beni  Ve dudaklarından dökülen ilk kelimeler, Temmuz sıcağında, Bir odanın kapısının aralanması gibi Kulak penceremden kelimelerin cereyan edişi, Ruhumu serinleten sabah yelim. Böylesi huzur doludur ilk saatlerim. Öğlen olur da yine ayrılmaz manzaramdan güneşim. Daldan kolları arasından sarılıp gövdesine, Gölgesine kabul gördüğü için teşekkür ederim. Saçlarının hışırtısı eşliğinde, Acıktığımda ise tadından yenilmez muhabbeti. Nadiren ikindi vakitleri, yüzünden gökyüzünün, Siyah beyaz kirpiksi bulutlarından; Saklar, tane damlalar rengini. Akar ya yanaklarından maviliği,  Dinlendirmek için yerküremi... Islatır hem beni Hem de dudaklarının solundaki Toprak kokan tenine yakışan kahve beni. Yıkanır o mavilikte düşüncelerim. Sessizleşir zihnimin sokakları, akşam gibi. Bunca zerafet nereden ge...

AHLAKLA İLGİLİ KOMPOZISYON-2

AHLAK        Ahlak bir toplumun içinde yaşayan insanların uyması gerektiği düşünülen veya bir toplumdaki kişilerin benimsedikleri hal, tavır, hareket ve davranış biçimi, yazılı olmayan kurallar bütünü olarak tanımlanabilir.             Ahlak , neyin doğru neyin yanlış sayıldığı veya sayılması üstünde durur. Bu yüzdendir ki bir kişinin iyi veya kötü olarak nitelenmesine sebep olan manevi değerleri, huyları ve bunlarla birlikte ortaya koyduğu hareket ve davranışların bütünü de ahlak çerçevesinde değerlendirilebilinir.          Ahlak, bir toplumda yaşayan insanların hayatını düzene sokan manevi değerlerdir. Yeryüzünde her toplum belirli bir kültüre sahip olduğu için birlikte yaşamakta olan insanlar ahlaki değerlere sürekli ihtiyaç duyarlar. Ahlaki değerler bir toplumu ayakta tutar. Tek parça bir vücut kılar.             Aynı zamanda a...