Arkadaş nedir
sorusuna tam anlamıyla doğru bir cevap verilemez. Arkadaşlığın anlamı kişiden
kişiye değişebilir çünkü herkes arkadaşına aynı açıdan, aynı gözle bakmaz. Bu kompozisyonumda
size arkadaşlığın anlamını yazmaya çalışacağım.
Arkadaş, kişinin
anılarını paylaşabildiği, güzel vakit geçirdiği, bisiklet sürebildiği top
oynayabildiği, sevgiyle bakabildiği kişidir. Ama her güzel vakit geçirdiğimiz
kişiye arkadaş diyemeyiz. Arkadaş kötü zamanında yanında olmalıdır, yeri
geldiğinde acılarını paylaşabildiğin kişi olmalıdır. Aynı zamanda seni hiçbir
şeye değişmemelidir.
Bir kişiye arkadaş diyebilmeniz için bazı
özellikleri doğruluyor mu kontrol etmeniz gerekir. Bu özelliklerin en başında
samimiyet gelir. Samimiyet arkadaşlığın temelidir. Samimiyet yoksa zaten boşu
boşuna ümitlenmeye gerek yoktur. Tabi ki samimiyet arkadaşımıza özelimizi açmak
değildir. Bu arkadaşımızın kendini rahatsız hissetmesine neden olur.
Samimiyet için
güven gerekir. Sen arkadaşına güven verirsen arkadaşın sana karşı samimi olur. Bir
kişiye güvenmek ona arkandan bıçaklamayacağına inanmak demektir. Ona rahatça sırtını
dayayabilmek demektir. Sadece gerçek arkadaş sırtını dayayabileceğin kadar
güvenilir ve samimidir.
Güven vermek
güvenilir olmak çok zordur. Güven konusunda en büyük örnek Peygamber Efendimizdir.
O daha peygamber olmadan Ona El-emin lakabı takıldı. Lakap derken yanlış
anlamayın. Bizim bildiğimiz gibi dalga geçmek amaçlı bir lakap değil. O dünyanın
en güzel lakabı. Hz. Peygamberimizin en yakın arkadaşı Hz. Ebubekir’di. Ona karşı
hep dürüst ve samimi olurdu. Mutluluğunu, üzüntüsünü, derdini tasasını hep ona
anlatırdı. Bizim hiçbir arkadaşımıza karşı olamadığımız kadar samimi ve
dürüsttü.
Bir arkadaşı en
çok kıran ve rahatsız eden şey, küçük bir yanlış anlaşılmadan dolayı çıkan
tartışmadır. O tartışma kişiyi günlerce yıpratır durur. Ancak tartışmanın asıl
sebebinin yanlış anlaşılma olduğundan ikisinin de haberi olmaz. İşte arkadaşlığı
bitiren şey budur. Keşke insanlar birbirlerine karşı içinden geçen şeyleri
söyleyebilse. Tam olarak böyle olduğu zaman arkadaşlıklar daha uzun süreli olacak.
Hiçbir arkadaşlık
gerçek samimiyet ile başlamaz. Birine karşı samimi olmak için onu tanımanız gerekir.
Bu ise zamanla olur. Tanıdığınız zaman o kişinin içindeki güveni ya da ikiyüzlülüğü
görebilirsiniz. O gördüğünüz güven ona karşı samimi olabilmeniz için
yeterlidir.
Şimdi aklınıza şu
soru gelebilir: “Kuzenimize hatta kardeşimize karşı bile samimi değilsek ona da
mı güvenmemeliyiz.” evet, eğer samimi değilse kardeşinize bile
güvenmemelisiniz. Ne demiş yazar “Kardeşlik, zorunlu arkadaşlıktır; arkadaşlık
seçilmiş kardeşliktir.”
Murathan KARADAĞ

Gerçekten çok başarılı bir yazı 👍
YanıtlaSil