Ana içeriğe atla

Gelecekten Geçmişe Mektup

                                                                                                                                             
                                                                                                                                            
                                                                                                                             2103,MARS
                 
               Bilinçsiz uzay çağı insanları,

        Bu mektuba baktığınızda dikkatinizi sağ üst köşedeki zaman ve mekan bildirgeleri çekebilir. 2103 ve Mars belki size imkansız gelecektir. Ama şu an sizin imkansızlarınız bizim kolaylarımıza dönüştü. Bu yaşanılanlar bana hala bir film gibi geliyor. Bu yüzden size de bu mektubu bir film gibi anlatacağım.

       Öncelikle filmi başa saralım yani yapım yılı olan 2018 yılına. Dünya Azot miktarı %73 ,Oksijen miktarı % 21  ,bilinçsiz kaynak kullanımı % 69 ve son olarak da okumuş cahil oranı %84. Yani Dünya'nın kalp ritmi stabil ama insanlar bilinçsiz.
       Filmi ileri sarıyorum ve Dünya'nın halini gördükçe onunla birlikte benim de kalp ritmim stabil olmaktan çıkıyor. Yıl 2068. Dünya Azot miktarı % 58, Oksijen miktarı % 13, tüketilen kaynak miktarı % 73 ve Dünya Karbondioksit oranı % 18. Size bir de Dünya nüfusunu söyleyeyim. 4 milyar 204 milyon 571 bin. En acısı da buydu. Dünya nüfusunun artması gerekirken azalmaya başlaması hatta 50 yıl önceki nüfusun yarısına düşmüş olması. yani Dünya şu anda kalp krizi geçiriyor. 
       Dünya sizce bu krizi atlatır mı ? Sizi daha fazla meraklandırmayacağım ve filmi 2103 yılına yani filmin bittiği tarihe getiriyorum. Dünya Oksijen miktarı % 3, Dünya Azot miktarı % 12, Dünya Karbondioksit oranı % 78. Yani hiçbir insan artık Dünya'da yaşayamaz. Bunu daha önceden öngören Dünya'nın prestijli devletleri güçlerini, kaynaklarını ve paralarını birleştirip son bir umutla  "Dünya Dışı Yaşam" projesini hayata geçirdiler. Projenin ana hatları şöyleydi :
        Madde 1: Elimizdeki son teknoloji uzay araçları embriyolarla doldurulacak ve üst düzey astronot profesörlerle Dünya dışı yaşanabilecek bir gezegen aranacak ve bulunduğu takdirde Dünya'ya mesaj yollanacaktı.


  •         
  •         
  •         

        Madde 14: Dünya'da kalan yani proje dışı kalan insanlar gördükleri her deliğe girip yaşamaya çalışsınlar. Tahminimizce Dünya 50 yıla kalmaz kendini yok edecektir.
        Ben 1. madde ile Mars'a gönderilen uzay aracı Aerk 18-b 'nin biyoloji ve astrofizik profesörü Lador Quzmann. Mars'a ulaştığımızda Dünya takvimi 2184 'ü gösteriyordu. Bu mektubu size Mars yılını vererek gönderdim. 
        Mars 'a iniş yaptığımız günden beri günaşırı Dünya 'ya bakıyorum. Hiçbir insan kalıntısı yok ve Dünya 'nın çekirdeği eriyip yeryüzüne çıkmaya başlamış. Dünya 'da kalmak zorunda bırakılan o insanlara üzülüyorum. Bunun suçlusu kim derseniz eğer, sizsiniz. Uzay çağı bilinçsizleri. Herkesin ölümünden siz sorumlusunuz. Çünkü Dünya 'yı bir peçete gibi kullanıp attınız ve sizden sonrakilerin de o peçeteyi kullanmaya devam etmesini istiyorsunuz. Bu mektup size ulaşır mı bilmem. Bildiğim ve istediğim tek şey şu ki keşke ben sizin döneminize ulaşabilseydim ve sizi bir peçete gibi kullanıp atsaydım. Böyle olacak bir şey varsa da o siz olurdunuz. 
        Size hatalarınızı sayıp öğüt vermeyeceğim, siz zaten biliyorsunuz hatalarınızı. Umarım bu mektup size ulaşır ve umarım neye sebep olduğunuzu anlarsınız. Umarım ... 

       Lador QUZMANN                                              

                                      Dünya dışı yaşam projesi                                             Aerk  18-b yaşam tüpü

                    AHMET BOZKURT


Yorumlar

  1. mükemmel olmuş hayatımda okuduğum en güzel mektup

    YanıtlaSil
  2. Insanların ders çıkarması gereken bir yazı olduğunu düşünüyorum.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

NEFSE KARŞI MÜDAFAA

     ​   Başarının önündeki en büyük engel nefsimizdir. Nefis ise insandaki kötüyü seçme iradesidir. Yani kötüyü seçtiğimiz veya iyi olanı seçmeyip beklediğimiz her an başarıdan bir adım daha uzaklaşırız. Peki nefsimiz bize hep kötü olanı seçmemizi söylerken biz nasıl iyi olanı seçme cesaretinde bulunuruz?   ​ Aslında bu sorunun cevabı her insanın kendi içinde saklıdır ama s ize yardımcı olabilmek için  kendimi nefsime karşı nasıl koruduğumu anlatmaya çalışacağım.     ​ İlk önce başaracağınıza inanmalısınız. İnanç, başarı kalesinin surları gibidir. Eğer bu surlarda en ufak bir gedik açılırsa savunmanız çöker ve kendinizi nefsinize teslim etmek zorunda kalırsınız. Savunmayı tamamladığınızda ise bununla yetinmeyip nefis kuşatmasını kaldırmanız için saldırı  da yapmanız gerekir. İşte saldırı toplarınız da iyiyi seçme iradeniz yani antinefsiniz olacaktır. Antinefis, adından da belli olacağı üzere  nefsin izin ‘’Yapmalısın!’’ dediği ş...

GÜNEŞTEN GÜNLERİM

GÜNEŞTEN GÜNLERİM Herkesinkinden farklıdır günlerim: Yatağımdan kalkıp aralarken perdemi,  Onun göz kırpışıyla doğar güneşim. Hatrı, kelamımdır; günaydın derim. Karşılık verir de bekletmez beni  Ve dudaklarından dökülen ilk kelimeler, Temmuz sıcağında, Bir odanın kapısının aralanması gibi Kulak penceremden kelimelerin cereyan edişi, Ruhumu serinleten sabah yelim. Böylesi huzur doludur ilk saatlerim. Öğlen olur da yine ayrılmaz manzaramdan güneşim. Daldan kolları arasından sarılıp gövdesine, Gölgesine kabul gördüğü için teşekkür ederim. Saçlarının hışırtısı eşliğinde, Acıktığımda ise tadından yenilmez muhabbeti. Nadiren ikindi vakitleri, yüzünden gökyüzünün, Siyah beyaz kirpiksi bulutlarından; Saklar, tane damlalar rengini. Akar ya yanaklarından maviliği,  Dinlendirmek için yerküremi... Islatır hem beni Hem de dudaklarının solundaki Toprak kokan tenine yakışan kahve beni. Yıkanır o mavilikte düşüncelerim. Sessizleşir zihnimin sokakları, akşam gibi. Bunca zerafet nereden ge...

AHLAKLA İLGİLİ KOMPOZISYON-2

AHLAK        Ahlak bir toplumun içinde yaşayan insanların uyması gerektiği düşünülen veya bir toplumdaki kişilerin benimsedikleri hal, tavır, hareket ve davranış biçimi, yazılı olmayan kurallar bütünü olarak tanımlanabilir.             Ahlak , neyin doğru neyin yanlış sayıldığı veya sayılması üstünde durur. Bu yüzdendir ki bir kişinin iyi veya kötü olarak nitelenmesine sebep olan manevi değerleri, huyları ve bunlarla birlikte ortaya koyduğu hareket ve davranışların bütünü de ahlak çerçevesinde değerlendirilebilinir.          Ahlak, bir toplumda yaşayan insanların hayatını düzene sokan manevi değerlerdir. Yeryüzünde her toplum belirli bir kültüre sahip olduğu için birlikte yaşamakta olan insanlar ahlaki değerlere sürekli ihtiyaç duyarlar. Ahlaki değerler bir toplumu ayakta tutar. Tek parça bir vücut kılar.             Aynı zamanda a...